Mustafa Hacıkerimoğlu: Futbolda Herkesin Kendine Çekmeye Çalıştığı Bir Güç Var

Mustafa Hacıkerimoğlu: "Türk futbolunun sorunu ahlaksızlık"

Mustafa Hacıkerimoğlu: Futbolda Herkesin Kendine Çekmeye Çalıştığı Bir Güç Var

 

Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski yönetim kurulu üyesi Mustafa Hacıkerimoğlu, “4 büyük kulüp adalet istiyorsa önlerinde durabilecek güç var mı? Bir masada 'bir adalet metni' yazıp uzlaşabilirler. Futbolda bir adalet sorunu var; herkesin kendine çekmek istediği bir güç var” ifadelerini kullandı.

nspor Kulübünün istemesine rağmen TFF Başkanlığı'na seçilen Mehmet Büyükekşi'nin listesinde yer almayan Hacıkerimoğlu, Trabzon'da bir otelde basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.

Hacıkerimoğlu, “Ben bir kere Kulüpler Birliği Toplantısı'na katıldım. TFF'de görevli olduğum süre içerisinde yönetim kurulu toplantılarının dışında Federasyonun seminerlerine ve Kulüpler Birliği toplantılarına katılmadım, yalnızca işime odaklandım. 'Futbolda 4 büyük kulüp gerçekten adalet istiyor mu?' diye kulüp başkanlarına sordum. Futbolda adalet istiyorlar mı, yoksa Anadolu'da herhangi bir takımla maça çıkmaya korkuyorlar mı? Sürekli olarak neyin önlemini alıyorlar ve neyin kavgasını veriyorlar? Adalet istiyorlarsa önlerinde durabilecek bir güç var mı? 4 büyük kulüp bir masada 'bir adalet metni' yazıp uzlaşabilirler. Futbolda bir adalet sorunu var; herkesin kendine çekmek istediği bir güç var” ifadelerini kullandı.

Adalet masumiyeti aramaktır

Hacıkerimoğlu, “Türk futbolunda insanların duygularına tercüman olmaya çalışacağımı belirtmiştim. Bana göre adalet hırsızı bulmak değil, masumiyeti aramaktır. Ben de bunu yapmaya çalıştım. Bu durumdan bazıları rahatsız oldu. Kulüpler ve camialar kendi başarılarından besleniyorlar; taraftarlarını başarı ile ellerinde tutabiliyorlar. Özellikle İstanbul kanadının futbolda hakimiyet kurma çabası her zaman sonuç vermiştir. Trabzonspor'un çok uzun yıllar şampiyon olamayışının sebebini bu işi takip edenler benden daha da iyi biliyorlardır.” dedi.

"Temsilcileri görevden aldılar"

Federasyondaki adalet mekanizmasının doğru işlemediğini Kulüpler Birliği toplantısında da söylediğini belirten Hacıkerimoğlu, “Sürekli Disiplin ve Tahkim Kurulları gibi kurulların değişmesinde çözüm arayan Federasyon, aslında işin temeline inmeyip, çözüm aramamaktadır. Federasyondaki mahkemeler, bizim sivil hayatımızdaki mahkemeler gibidir; eğer polis doğru tutanak tutmazsa savcı doğru mütalaa yazamaz, mahkeme doğru karar veremez. Futbol Federasyonu'nun en önemli sorunlarından birisi de Temsilciler Kurulu'dur. Temsilciler Kurulu hiçbir maçta doğru tutanak tutamadığı için mahkemeler doğru yargılama yapamıyor. Ben Disiplin ve Tahkim Kurulları'ndaki şahıslara yapılan eleştirileri doğru bulmuyorum. Olayın temelinde onların önüne koyduğun bir evrak üzerinden bir yargılama yapılıyor. Bu yargılamayı şahıs istese de doğru yapamıyor. Bu olay Alanyaspor-Trabzonspor maçında yaşandı. Ben olaya müdahil oldum, savunma yazıp verdim. Bunun üzerine Temsilciler Kurulu'ndan ek tutanak istediler, yayıncı kuruluştan kayıtları talep ettiler. Benim söylediklerim doğru çıkınca temsilcileri görevden aldılar ve yargılamayı da olayı kapatma yoluna giderek yaptılar. Orada mağdur Trabzonspor’dur” dedi.

Tutanaklar denetlenmeli

Türkiye Futbol Federasyonu eski yönetim kurulu üyesi Mustafa Hacıkerimoğlu, “Futbolda adalet istiyorsak, Temsilciler Kurulu'nun çalışma düzeninde tutulan tutanakları denetleyebilecek bir mekanizmaya ihtiyaç var. Futbol Federasyonu'na bunu önerdim. Nihat Özdemir, bu konuda Temsilciler Kurulu başkanını bana gönderdi, ona ofisimde anlattım. Aslında yapılacak olan çok basit bir işlem var. Soyunma odasının bulunduğu koridora ve protokol tribünlerine ses ve görüntü alabilen bir kamera koyduğunda doğru tutanak tutulup tutulmadığını tespit edebilirsiniz. Fakat birilerinin işine gelmediği için bunu bir türlü tesis edemedik” diye konuştu.

Büyük kulüplerin adalet istemediğinin de altını çizen Hacıkerimoğlu, “Türk futbolunun sorunu ahlaksızlık. Nihat Özdemir de dışlanan hakemler tahkimden dönünce ’Bu ahlaksızlarla uğraşamıyorum’ diyerek görevi bırakmıştı. Her zaman gündemde olan hakemlerle vakit geçiriyoruz. Hakem para ve prestiji ön planda tutarak görev yapıyor. Adalete göre atama olmadığı için hakem atamaları takıma ve hakeme göre yapılıyor. Sistem sadece bununla ilintili değil. Çete olarak nitelendirilen yapıda İzmir ve İstanbul olarak konuşlanmış. Dünya’da var olan gri, beyaz ve siyah pozisyonlar hakemlerin elinde oyuncak olmuş. Hakem istediği takımın lehine veya aleyhine pozisyon tarifi yapıp takdir hakkını buna göre kullanıyor. Bu söylediğim yapı gerçek ve değişeceğini de düşünmüyorum” dedi.