Ahmet Ağaoğlu Kongre Sonrası Önemli Açıklamalarda Bulundu

Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, 61saat'in Spor Müdürü Hasan Tüncel’e özel açıklamalarda bulundu.

Ahmet Ağaoğlu Kongre Sonrası Önemli Açıklamalarda Bulundu

 

Ahmet Ağaoğlu ilk kez adaylık sorusunu cevapladı! “Uğucan, Sörloth, şampiyonluk, Sol bek, Novak”

Bordo - Mavililerin 2021 - 22 sezonu kadro yapılanması, transferler ve gidecek oyuncularla ilgili çarpıcı açıklamalara imza atan Başkan Ağaoğlu, akılda ki sorulara net yanıtlar verdi. Uğurcan Çakır’ın muhtemel satışı, yine muhtemel Sörloth transferi, farklı oyunculara teklif olup olmadığı ve şampiyonluk beklentisi ile ilgili konuşan Başkan Ağaoğlu, “Aralık ayında yapılacak kongre de aday olacak mı?” sorusuna da yanıt verdi. “Novak’ın Trabzonspor’a haber yolladığı” iddiaların da yanıt veren Başkan Ağaoğlu, kulübün yapılan transferler sonrasında ekonomik olarak durumun da net şekilde ifade etti. Sol bek transferi, Trabzonspor teknik direktörü Abdullah Avcı’nın kadro yapılanması ile ilgili soruları da yanıtlayan Başkan Ağaoğlu, yerli oyuncu transferi, Kulüpler Birliği Başkanlığı ile ilgili konulara da cevap verdi. 

İŞTE BAŞKAN AĞAOĞLU’NUN AÇIKLAMALARI

* “Uğurcan’a gelen resmi teklifler var mı?” 

Genel anlamda baktığımızda bütün büyük liglerde yüzde 50 - 60 - 70 oranında futbol gelirlerinde azalma var. Dünya Genel Ekonomisinin daraldığı bir yerde, insanların satın alma gücünün yarı yarıya ki daha fazla düştüğü yerde, işsizliğin arttığı dünya ekonomisini göz önüne alacak olursak bundan futbol endüstrisinin ciddi şekilde etkilenmesi kaçınılmaz.

Avrupa’nın çok büyük kulüpleri ki isimlerini zikretmek istemiyorum. Ciddi ekonomik sıkıntı yaşıyorlar. Bu sıkıntı yaşayan kulüpler içinde, büyük liglerde şampiyonluk olan kulüplerde var. Doğal olarak o piyasada daralma var.

Farklı görüşler var: Birisi der ki “oyuncu satılmasın” bir diğeri der ki, “oyuncu alınmasın” Genel Kurulda herkes açık net şekilde görüşünü beyan etti. Bunların hepsi Trabzonspor Genel Kurul Delegelerinin çok değerli görüşleri.

Diğer taraftan baktığımızda bir de kulübün gerçekleri, menfaatleri var. 
Olay şu: Değerini bulan her oyuncu ki takımı boşaltacağız anlamına gelmez. 
Oyuncunun da oluru olması koşuluyla, kaldı ki bu tek taraflı bir iş değil. Herkes işe o açıdan bakıyor ama… Gönderiyorsunuz oyuncuyu, oyuncu gitmek istiyor mu istemiyor mu? oyuncu o kulübe gitmek istiyor mu? Geçmişte bir oyuncumuzla bu durumu yaşadık. Birden fazla talibi vardı. Oyuncu kendi düşünce yapısıyla örtüşen veya kendi beklentileri doğrultusunda olan kulübe gitmeyi tercih etti. Diğer 2 kulübün teklifini oyuncu görüşmeyince bizde görüşmedik. Bu tek taraflı bir şey değil.

UĞURCAN’A TEKLİFLER VAR!”

Dolayısıyla Uğurcan ile alakalı olarak; Evet teklifler var. Avrupa Şampiyonasından sonra gelen teklif de var. Bunlar şu an itibariyle tatmin edici düzeyde değil. 

FARKLI OYUNCULARIMIZA DA TEKLİFLER VAR” 

Farklı oyuncularımız için de gelen resmi teklifler var. Geçen hafta sonuna doğru ve bu hafta itibariyle. Bunların hepsini değerlendiriyoruz. 

Bunların hepsini değerlendiriyoruz. Bunların hepsini, finansal olarak, yönetim olarak değerlendirmemiz ifade etmiyor tabi. Aynı zamanda teknik heyetin görüşü son derece önemli. Kadro yapılanması, önümüzdeki sezonun kadrosunu ve oyun sistemini oluşturacak olan takımın hocası. Eğer gidecek oyuncu varsa, boşalacak yeri nasıl doldurulacağı hocanın tasarrufu. Onunda onayı olması lazım. 
* “Abdullah Avcı ile kadro yapılanması konusunda görüşmeleriniz devam ediyor mu?
” Hocanın çalışması devam ediyor. Dün de görüştük, ondan önceki gün de görüştük. Bir önceki hafta 3 - 4 kez telefonda konuştuk. Şöyle bir ifade kullandım: Bizim kampın ilk dönemi, yani Trabzon’da ki çalışmalar ve akabinde İstanbul’da Riva’da 5 - 14 Temmuz arasındaki çalışma, hazırlık Kampının ilk periyodu. 
Bu kampa özellikle milli takımda olan oyuncular katılmıyor. İlk kampa katılmayan oyuncularımız 18 Temmuz’da başlayacak olan çalışmalara katılacaklar. 

Tahmin ediyorum ki, hocanın görüşü ilk hazırlık kampanın sonuna doğru netleşmiş olacak. İlk ve ikinci hazırlık kampının arasındaki 4 - 5 günlük sürede, 2. kamp döneminde takımda nihai olarak görmek istediği oyuncuları, mevkisel ve isim olarak bizimle paylaşacak. Bizde onların gerçekleşmesi doğrultusunda gerekli adımları atacağız. 

Bu arada tahmin ediyorum ki bu hafta sonuna doğru hocamızın, Trabzon’da basın toplantısı olacak. 
* “Şampiyonluk söylemi baskı oluşturuyor mu?” 
Mücadelenin adı Şampiyonluk Mücadelesi. Çünkü mücadele etmeden hiç bir şeyi kazanamazsınız. Kapıyı bile açmak için o kapıya kadar yürüyüp, kolu çevirmeniz lazım. Siz otururken o kapı kendi kendine açılmaz. Dediğimiz gibi, “Mücadelenin adı; Şampiyonluk Mücadelesi” Sizinle birlikte aynı mücadeleyi verecek takımlar yok mu, var! 
Süper Lig başladığında 4 - 5 takım Şampiyonluk Mücadelesi içinde olacak. Önemli ölçüde o mücadelenin içinde olacak takımlardan biri de Trabzonspor takımı.

SON 3 SENEDİR 20 MİLYON EURO NET OYUNCU MALİYETİ” 

İdari anlamda, finansal anlamda bizim 3 - 4 yıllık süreye ihtiyacımız vardı. O süreçte finansal, idari yapılanmayı toparlayamadan sürdürülebilir bir başarı elde etmeniz mümkün değil. Diyelim, şampiyonluğa oynayan bir kadro kurdunuz, biraz da muslukları açtınız. Şampiyon olamadığımız takdirde oluşacak, o maliyeti, borçlanma veya adı her neyse o maliyeti bir sonraki sezon karşılayabilmeniz lazım. Bunun geçmişte örneklerini yaşadık, bedelini de ağır ödedik. Genel Kurulda ifade etmeye çalıştığım şey oydu: Bütün tablolarıyla izah ettim. Son 3 senedir, aynı maliyet üzerine gidiyoruz. 20 Milyon Euro, net oyuncu maliyeti. Şu anda da o. Bunu biraz daha 2 takviye gerekiyorsa, onla birlikte belirli ölçüde artacak. Allah korusun mücadelenin sonu beklediğiniz şekilde neticelenmese de takip eden sene, kulübün herhangi bir mali sıkıntıyla karşı karşıya kalması söz konusu değil. Ayrıca; Lisans talimatı uyarınca bu limitlerin üzerine çıkmanız mümkün değil. Her taraftan bağlı aslında. Sistem aslında son 2 senedir sizi bağlamaya başladı. Bizim tüzükte aynı şey var. 84. maddeye göre fazla harcama yapamazsınız. TFF’nin size tahsis ettiği limit var. Borç gelir hesaplamalarınıza göre yapılan hesaplamalardan borçlanamazsın. O hesaplamalardan fazla oyuncu aldığın takdirde zaten tescil ettiremezsin. Orada önün kesiliyor. Oyuncuyu almışsın, borçlan borçlanabildiğin kadar. Oyuncu oynatabilir misiniz, yok lisans çıkmayacak. Böyle bir şey söz konusu olamaz. O limit imkanları dahilinde yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. 

* “Trabzonspor’un transferleri bonservissiz yapıldı. Oyuncular yaptıkları açıklamalarda Trabzonspor projesi ifadesini kullanıyor. Bu projeyi açabilir miyiz?” 

Bir kere oyuncu şuna bakıyor: Ben nereye gidiyorum? Bu kulübün maddi imkanları nedir? 2 sene 3 sene önce karşılaştığımız sorunların en büyüğü: Bu kulüp 6 aydır 7 aydır oyuncularına para ödemiyor. Kapı orada kapanıyordu. Büyük sıkıntı yaşıyorduk. Böyle bir sıkıntı olmadığından, Trabzonspor kulübü olarak biz konuştuğumuz hiçbir oyuncu ile bu ve buna benzeri hiç bir soru gündeme gelmedi. Ama bundan 3 sene önce “Teşekkür ederim” diyordu, konuştuğumuz oyuncu. Ya da “Banka teminat mektubu isteyen oyuncular vardı” Böyle bir şey olması mümkün değil. Banka teminat mektu bu nakit yerine geçer. Kredinin karşılığı, banka teminat mektubu.. İşin maddi tarafı hiç bir zaman gündeme gelmedi. Burada tabii, “Nereye gidiyorum” dediği zaman, futbolun tutku olduğu, yaşam tarzı olduğu bir şehre geldiğinin farkına varıyor. Kime soruyorsa o cevabı alıyor. Futbol dünyası o kadar dar piyasa deği. Eskisi, yenisi ki her ne kadar 11 - 12 milletten insan bir araya geliyorsa da hepsi birbiriyle konuşan insanlar. Futbolun tutku olduğu bir şehre, kente, taraftarının ateşli olduğu, taraftarının kulübe kayıtsız, şartsız bağlı olduğu futbol bağımlısı bir kulübe geldiğinin farkında oluyor. Bu projedir aslında. Diğer taraftan, takımın hedefi: Bir taraftan Bruno Peres, öbür taraftan Gervinho olunca burada takımın ciddiyeti, hedefinin olduğu ve o nihai hedefin şampiyonluk mücadelesini görünce ki özellikle bunu Marek Hamsik’te gördük. Finansal anlamda hiç bir şey yaşamadık. Parasal anlamda talepkar olmadı. Farklı rakamlar da telaffuz edebilirdi. Biz kendisine takımın finansal gücü itibariyle verebileceğimiz parayı söyledik. Onun da ifadesi zaten şuydu “Bu benim için ikinci planda. Ben futbol oynamak istiyorum. Bende başarıya aç bir oyuncuyum. Bende şampiyonluk istiyorum” Proje bu.. Şampiyonluk Projesi.. Projenin adı da Şampiyonluk Mücadelesi… 

* “Transfer piyasasında yerli oyuncu sirkülasyonu var. Trabzonspor olarak, hangi mevkilere düşünüyoruz” 

- Bu bizim ileriye dönük ihtiyacımız. Bu soruya en sağlıklı cevabı hocadan alırsınız. Tahmin ediyorum, sizi doyuracak bilgileri verecektir.

"TRABZONSPOR ŞAMPİYON OLAMAZSA, BATAR MI?"

* “Trabzonspor’un transfer bütçesi ne durumda” 

- Giden ve kiraya verilecek muhtemel 2 oyuncumuz, belki 3 oyuncumuz kiralık olarak gidecek. Belki satışı da gündemde olan oyuncularımız var. Netice itibariyle baktığımızda 5 oyuncumuzla ayrıldık. 5 oyuncunun ki rakamları yuvarlak veriyorum. Genel Kurulda net rakamları verdim. 3. 6 veya 3.8 milyon Euro civarında giden oyuncuların maaşı vardı. Gelen oyunculara ödenen para da 5.3 civarında. Kiraya giden oyuncularla yine kafa kafaya geliyor, net kadro maaşı.. 2020 - 21 sezonunu kapadığımızda elimizdeki kadronun maliyeti neyse, şu anda elimizdeki kadronun maliyeti de o. Biz oyuncu satmasak dahi, transfer ettiğimiz oyuncuların maliyetini karşılayabilecek durumdayız. Kimse endişe etmesin. Bunu bazıları farklı anlıyorlar. “Başkan samimiyse o zaman satmasın” Başkan samimi ama başından itibaren beri bir şey daha söylüyor. Bu kulübün ekonomisinin sağlıklı olması için her sene bir oyuncuyu ya yetiştirip, ya da geliştirip satması lazım. Başkan o söylediğini duymuyorsun da, son söylediğine takılıp neden onun üzerinde yürüyorsun. Her şey bir bütün. Bütün içinde değerlendirelim, ondan sonra artılar, eksiler ortaya çıkıyor. Dolayısıyla kimsenin bu konuda, bu anlamda endişesi olmasın. 

"KULÜPLER BİRLİĞİ'NE BAŞKANLIĞINI DÜŞÜNÜYOR MU?"

* “Kulüpler Birliği Başkanlığı için kararınız nedir?” 

- Genel Kurul 5 ya da 6 Temmuz. Benim orda görüşüm şu: Kulüpler Birliğinin statüsü değişmesi lazım. Profesyonel başkanlığa geçilmesi lazım. (Bunu kendime maaş bağlatmak için söylemiyorum) 30 küsür sene önce kurulan birlik. O günün şartlarında ihtiyacı karşılayabilir olabilirdi. Ama bugün bir Süper Lig Kulübü Başkanının, Kulüpler Birliğine başkanlık yapması efektif değil. Üretken olmuyor. Sıkıntılar yaşanıyor, doğal olarak sıkıntılar yaşanıyor. Netice itibariyle öyle bir noktaya geliyorsunuz ki, şampiyonluk yarışında, puan sıralamasında ciddi şekilde karşı karşıya geldiğiniz kulüp başkanı veya yöneticileri ile zaman içinde gerginlik de yaşayabiliyorsunuz. Kulüp Başkanı, varını yoğunu kendi kulübü için kullanırken, kulüplerin ortak menfaati belli. Orada profesyonel kadronun, götürmesi lazım. Bu aynı zamanda ilerleyen süreçte kurmayı planladığımız ve düşündüğümüz Süper Lig A.Ş.’nin ilk adımı olmuş olur. Bu üretken de olur. Üretken olduğu zaman, hem Kulüplerin hem de federasyonun işlerini biraz daha kolaylaştırmış olur. Federasyona da yardımcı olur. Böyle bir yapıya dönüşmesi koşuluyla ve benim de bu süreci tüzük değişikliği, profesyonelliğe geçiş sürecini yönetmem koşuluyla olabileceğimi söyledim. Bu yönetim kurulunda konuşulan, o gün orada yönetimde olan 7 kulübün haricinde 14 kulüp var. Onların vereceği karar. Bu kararı benimserlerse, benimsemedikleri takdirde ben o topa girmem. Kulüpler Birliği Başkanlığı topuna girmeyi düşünmüyorum.

ARALIK AYINDA YAPILACAK KONGREDE ADAY MI?” 

* “Aralık ayına 4 - 5 ay kaldı. Devam edecek mi Ahmet Ağaoğlu yönetimi?

- ”Aralık’a bakarsak önümüzdeki işi yapamayız. Bizim bu camiaya verilmiş sözlerimiz var. Bu camianın bizim sırtımıza yüklediği sorumluluk, verdiği yetki var. O yetki içinde bize hiç bir zaman şunu söylemiyor: “Seçimlere 6 ay kala seçim çalışmasına başlayın” Bizim işimiz var. Önce işimize bakacağız. Önce işimizi yapacağız. Çok önemli bir viraja geldik. Oralara bakarak yürürsen, ayağın taşa takılır yere yapışırsın. Bizim sorumluluğumuz var. Sorumluluğumuzun bilinci içinde hareket etmek zorundayız. Bize önemli görev ve süre verildi. Ben bu sürenin kalan 6 ayını, 5 ayını seçim bilmem nesi falan yok. O insan ahmet Ağaoğlu değil. Günü geldiğinde onu da konuşuruz. Bu konuyla alakalı en sağlıklı kararı verecek organ Trabzonspor Genel Kurulu, Delegesi ve taraftarıdır. Kalkar bugünden onu söylerseniz, kendi adıma konuşuyorum, çok büyük yanlış yapmış olursunuz. Bu anlamda da çok büyük hata yapmış olursunuz. Önünde işin var, önce işini yapacaksın. Ondan sonra bırak o camianın takdiridir. Derler ya, “Sen işini doğru yap, gerisini Allah’a bırak” burada da işini doğru yapacaksın, görevinin, sorumluluğunun bilincinde olacaksın. Ona göre çalışasın. Kongre dediğin Aralıkta. Daha oraya çok var. Gemici tabiriyle limana çok var, denizde sakin değil. Mücadele edeceğin önemli bir lig var, süreç var. Caminanı beklentisi, çıta yukarıda. O doğrultuda çalışman gerekiyor. Fırtınalarla boğuşmayıp, limanda ki güzelliklerin hayalini kurarsan, o limana ne sen kendin ulaşabilirsin, ne de gemini ulaştırabilirsin. Yapılması gereken şeyleri yapalım. 

* “SÖRLOTH OLMAZSA, ALTERNATİFLER VAR MI?”

* “Sörloth ile ilgili şöyle bir durum yaşanıyor. Leipzig, forvet bakıyor. Bu demek oluyor ki, bu oyuncunun çıkışı söz konusu olabilir. Camiada şöyle bir algı var. Sörloth, oradan çıkarsa Trabzonspor’a gelecek. Siz Sörloth ile görüştünüz mü?” 

- Kulübe saygınız olması lazım. Leipzig kulübüne saygınız olması lazım. Ama şu var: Bunu artık dünya alem biliyor. Oyuncunun kulüpten ayrılması söz konusu olursa, sıranın başındaki kulüp Trabzonspor kulübü. Bunu herkes biliyor. Alex’de biliyor, Leipzig’de biliyor. Hoca değişikliği yaşandı. Hocanın, takımı ve oyuncuları görmek gibi düşüncesi var. Bizim 2. transfer sürecimize benziyor. Onla alakalı karar önümüzdeki günlerde verilecek. Şunu da söyleyeyim: O iş olmadı. Yandı bitti, kül oldu yok. Alternatif çalışmalar da önemli bir noktada. Ciddi bir noktada. Olmadığı takdirde ki zaten o planı programı yapmalısınız. Forvet veya farklı bir mevkiye transfer düşünüyorsanız, planınız programınız yoksa, bir kişiye bağlı kalırsanız oraya kitlenirseniz, o olmadığı takdirde ondan sonra yapılan transferin adı panik transferi oluyor. Onun da sonucu yüzde 50, yüzde 50 yani tutabilir de tutmayabilirde.. Ama ciddi çalışmalar var. Ciddi görüşmelerimiz var. B planı var mı C planı var mı. Var, ondan sonra aşamalarda ne yapacağımızı, kiminle ne şekilde görüşeceğimizi, nasıl tavır alacağımız belli. Ama bunu hocamızda söyledi: “Gelme durumu varsa Alex’i beklerim” Tahmin ediyorum, 15 - 16 - 17 Temmuz.. O 2 haftalık süreci kullanacak Leipzig takımının hocası. Bu da son derece doğal. Alex bizim sevgimiz kardeşimiz. Dürüst bir sporcu, farklı özellikle olan sporcu. Onun o farklı özelliklerini de en iyi bilen kulüp Trabzonspor kulübü. Onun da tahmin ediyorum ki, inşallah orada ilk 11’de devam eder. Bizden giden her futbolcunun büyük kulüplerde ciddi başarılar altına imza atmasını isteriz. Kulübümüz adına da önemli referans. Olmadığı takdirde Sörloth’un sportif anlamda kafasında tek düşünce var. Oynamak ve gol atmak. Kulübe de bekleyecek bir oyuncu değil. Bu özelliğini biz de biliyoruz, hem de kendisi sık sık dile getiriyor. İnsanların kafasında da şöyle bir endişe olmasın: Olmadığı takdirde ne olur? Olmadığı takdirde iyi olur. olmadığı takdirde yapılacak şey de yanlış bir şey olmayacak.

" SOL BEK TRANSFERİ NE DURUMDA?"

* “Alioski, Saracchi,Umut Meraş ve Meling iismleri konuşuluyor. Sol bek transferi ile ilgili çalışma söz konusu mu?” 

- O isimlerden bir tanesi yok. Onun haricinde 2 isim daha var. Hoca 8’e 3, 7’ye 4, 6’ya 5 ciddi plan ve program değişikliğine götürdü bizi. Gazımızı almış gidiyorduk. Bitmek üzere olan iki oyuncu vardı. Bu da bitmeyecek anlamına gelmez. Tekrar değerlendirme yapıp, geniş kapsamlı, önümüzdeki yılları da kapsayacak değerlendirme yaptıktan sonra yürüyelim dedi hocamız. Bizim açımızdan sorun yok. Finansal açıdan karşılaşabileceğimiz oyuncuysa, hoca ve izleme “kadroya katalım” derse biz oyuncuyu kadroya katarız. 

NOVAK, TRABZONSPOR’A GELMEK İÇİN HABER YOLLADI MI?” 

* “Novak bu isimlerde var mı? Haber gönderdi diyorlar!” 

- Yok hayır… Novak niye gelsin. Trabzonspor’da 3 senede aldığı parayı gittiği takımda 1 senede aldı. Niye gelsin. 3 yıllık da sözleşmesi var. 

FORMA SATIŞINDA 300 BİN HEDEFİ” 

* “Trabzonspor taraftarları formaya olan ilgisi” 
- Biz bunu başarabilecek güçteyiz. Bu süreçte farklı kampanya ile yola çıkmıyoruz. Taraftarımız bizim için her zaman güç. İtici, enerji veren ve aynı zamanda finansal güç. Trabzonspor bugün bu noktaya geldiyse, alt yapısında oyuncuların, taraftarın ekonomik olarak bulunduğu katkı… 300 bin forma Trabzonspor taraftarı için gerçekten rakam değil. 300 bin formayı sattığınızda, bütün bu ülkeye Trabzonspor camiasının ne kadar büyük bir camia olduğunu göstereceğiz.

Ahmet Ağaoğlu ve 61Saat'in Spor Müdürü Hasan Tüncel

(61Saat)

Sörloth gelmez boşuna oyalamasınalr bizi

Gelirse şampiyonluk gelir beklenebilir bence

Filip Novak hakikaten deli değil neden gelsin? Trabzonspor'da 800 bin euro kazanıyordu. Biz 1 milyon euro teklif ettik Fenerbahçe 2.3 milyon euro verdi. Hayrını görsünke


30 karakter kaldı.