Sporun ruhu ve Göztepe!

TSKULİS/Celal Kadıoğlu 

Bu sezon özelikle Trabzonspor’un taktiksel durumundan ziyade verdiği yürekten ve psikolojik mücadelesi ile değerlendirmeye özen gösterenlerdenim.
Ancak zaman zaman Ünal Karaman’ı sahaya sürdüğü kadro,  takımın taktiksel dizilişi, müsabaka içindeki değişiklik ve rotasyonları konusunda da kendimizce uyarıcı eleştiriler de yapmadık değil.
Nasıl ki yanlış yaptığını düşündüğümüz dönemlerde yapıcı eleştirilerimizi yaptıysak doğruyu da söylemek etik meslek anlayışımızın zorunluluğudur.
Ünal Hoca zaman zaman elindeki kısıtlı kadro ve sakat oyuncuların çokluğunda bize göre hatalar, kendine göre belki de mantıklı açıklaması olan varyasyonlar yaptı.
Dün oynanan Göztepe maçında isei, elindeki kadrodan maksimum verimi almaya çalıştı. Hem taktiksel diziliş hem de oyun içindeki rotasyonlardaki hatalarını minimum düzeye indirdi. 
Ünal Karaman’ın takımı disiplinli ve derli toplu bir görüntü verdi ki, maç sonunda da bunun ödülünü 3 puan olarak aldı.
Sadece olmasaydı da olur dediğim tek şey kaleci Arda’nın yedeğe çekilip yerine Uğurcan’ın ilk 11’de oynamasıydı ki, ona da çok iş düşmedi bu karşılaşmada.
Saha içerisindeki disiplinli oyun yapısı ile rakibinin fazla tehlike oluşturmasına engel olan Trabzonspor’da defansif oyunun yönlendirilmesinde Sosa, ofansif oyunun yönlendirilmesinde ise Yusuf Yazıcı görevlerini tam anlamı ile yerine getirdiler.
Sosa sakatlıktan çıktıktan sonra kendisini fazla yormak istemiyor olacak ki, ön libero bölgesinden çok fazla çıkmıyor ama orada da verim olarak iyi bir görüntü çiziyor. Belki de Sosa isminin sahada oluşu tecrübe olarak gidecek çok yolu olan gençlere katkı sağlıyor. Sosa’nın oyunda olduğu maçların büyük bir bölümünde gençler daha cesaretli ve verimli bir oyun ortaya koyuyor.
Gelelim sahanın en iyisi Yusuf Yazıcı’ya… Takımın ataklarının yönlendirilmesinde gerçekten hatasız bir oyun ortaya koydu dersek abartmış olmayız. Ufak tefek hatalarını tolere edebilecek bir oyun ortaya koydu genç yıldız.
Çok fazla konuşulmasa da Trabzonspor için dün akşamın en önemli kazanımlarından birisi de sakatlığı geçen Filip Novak’tı. Çek oyuncunun olduğu müsabakalarda Trabzonspor sol kanadını daha verimli kullanıyor. Trabzonspor uzun bir aradan sonra bu bölgede sol kanadını bu kadar etkili kullandı. Bunu da hem defans hem de hücum yönü olan Novak’a borçludur.. Nwakaeme’ye hücumda büyük destek veren Çek oyuncu takımı için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Mücadeleci yapısı ile Trabzonspor’a önemli katkılar sağlayan Abdülkadir, parmak ısırtan bir oyun oynadı. Attığı ve attırdığı gollerle galibiyete imzasını atan isimlerden oldu.
Genel hatları itibarı ile müsabakanın büyük bir bölümünde rakibine oyun oynamak için alan bırakmayan Trabzonspor, rakip yarı sahada bulduğu boşlukları zaman zaman hoyratça harcasa da aldığı galibiyetin hakkını veren bir 90 dakika çıkardı.
Ümraniye müsabakası öncesi alınan bu galibiyet elbette altın değerinde. Trabzonspor, Avrupa’nın en kestirme yolu olan kupada da kaza yaşamadan yoluna devam etmek zorunda.
Teknik direktör Ünal Karaman ve oyuncular Göztepe maçındaki ortaya koyduğu performansı Ümraniye karşısında da sergilerseler kaza yaşamazlar.
Ancak farklı maceralar peşinde olunur ya da sahada kişisel oyun anlayışı ile mücadele edilirse Allah korusun istenmeyen, belki de bugüne kadarki emekleri çöpe atacak bir durumla karşılaşılabilir ki; bu beklemediğimiz ve istemediğimiz bir durumdur.
Son olarak vurgulamak isterim ki;
Yerli sermayenin iskelet yapısını oluşturduğu Trabzonspor'un gençlerinin İzmir'e alkışlanarak stattan ayrılması sadece futbol odaklı ve sporun ruhunu herşeyiyle yaşayan Göztepe taraftarına yakıştı.
Türkiye'deki futbolun içerisinde büyük bir ahlak sorunu yaşandığı bu dönemde böylesi güzel hareketler karşısında şaşkınlık yaşamamız ne acıdır.
Olması gereken olağan durumlar karşısında bizi şaşırtan zihniyet kendisini sorgulamadığı sürece bu futbol temizlenmez.
Biz de sizi ayakta alkışlıyoruz sevgili Göztepeliler.
Türk futbolunun sizin gibi futbol kültürünü sırf sporun barış dostluk ve kardeşlik ilkeleri çerçevesinde yaşayan kulüplere ihtiyacı var.