Gençlerin yüreği tecrübelilerin ayaklarına takıldı!

TSKULİS/Celal Kadıoğlu

İstiklal marşı okunurken protokole değil de bayrağa dönen, sahada tek bir Türk oyuncu olmadan 11 yabancı ile sahaya çıkarak mücadele eden takımların aksine gençlerden kurulu bir ekip ile mücadele ederek rejime ve sisteme karşı gelen Trabzonspor, her maçını en az 15-20 bin taraftara oynuyor.

Bir yanda da kendi evinde bile 3-5 taraftara oynayan ve TFF ve hakem destekli oyun ile zirvede bulunan Başakşehir... 

Böylesi bir durumda VAR olsa ne yazar, olmasa ne... 

Mesele; sistem odasında kimin VAR olduğu, sistemi kimin yönettiği, sitemin kime yakın olduğudur.

Trabzonspor üzerinden oyun oynayarak sistemi ele geçirmeye çalışanların 2 hafta bu takımı doğrayıp zirveden indirdikten sonra şirin görünmeye çalışması tecavüzcünün bir anlık vicdan yapmasından başka bir şey değildir.

Sistem VAR, teknoloji VAR, her türlü imkan VAR ama adalet yok!

Sistemin bu kadar kaypak olduğu ortamda bu kadar genç oyuncu Türk futbolunun geleceği değil, kurbanı olur! 

Geleceğinin ne olacağını tartıştığımız Türk futbolunda şikeyi yapan ve şikecileri koruyan TFF başkanının yasal bahis ticareti yapmasını eleştirmek ancak ve ancak içimizdeki öfkenin dışa vurumudur.

Geleceğini kurtarmak için 2010-2011 sezonunda eline geçen fırsatı şikecileri koruyup kollayarak tepenler, onlarla kol kola girenler, onlara selam ve forma verenler de üzülerek söylüyorum ki bu sistemin bir parçası olmuştur. 

***

Alanya maçına dair;

İşte yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığım bu sistemin içerisinde mücadele vermeye çalışan Trabzonspor sanırım direnme limitlerini zorluyor.

Genç kardeşlerimiz ellerinden ve yüreklerinden gelen bütün mücadeleyi ortaya koymasına rağmen bunun da bir sınırının olduğu gerçeğini hatırlatan bir noktaya geldiler.

İlk yarısında kolayca koparılabilecek bir müsabaka ve gençlerin yürekleri ile vermeye çalıştıkları mücadele ikinci yarıda Rodallega’nın fantezi yaparak kaçırdığı penaltı vuruşu ile yerle bir oldu.

Ve sonrasında Trabzonsporlular bu penaltının neden kaçtığının tahlilini bile yapamadan ardı ardına gelen 2 Alanya golü.

Şimdi gel de o gençlerin beyinlerinin ayaklarına hükmetmesini bekle.

Sosa’nın sakatlıktan yeniş kurtulmuş olmasının vermiş olduğu tedirginlikle orta sahayı ileri geçmekte güçlük çekmesi, Kamil Ahmet’in aldığı her topu ezmesi, Nwakaeme’nin kaçak güreşmesi,  Rodallega’nın fantezi yaparcasına kullandığı ve kaçırdığı penaltı o gençlerin emeklerinin dakikalar içerisinde yok olmasına sebep olmuştur.

Zorluklarla mücadele ederek bugünlere kadar gelen Ünal hocanın maçı tepkisizce izlemesine de bir anlam veremedim. Belki imkansızlıklardan kaynaklanabilir ama sahaya çıkardığı kadronun dizilişine ve maç içerisindeki değişikliklerden sonraki rotasyonuna bir anlam veremediğim gibi…