Trabzonspor’da değişenler!

Trabzonspor bu sezon geçen sezondan çok daha güzel bir başlangıç yaptı. Geçen sezon oynadığı ilk yedi maçta 3 galibiyet, 3 mağlubiyet ve 1 beraberlik alarak sezona başladı. Bu sezon 4'ü Avrupa maçı olmak üzere, 3'ü Süper lig olmak üzere 7 maçta 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 yenilgi aldı. Aldığı tek yenilgiyi de kendi evinde bir Avrupa maçında aldı. Bu veriler bile Trabzonspor'un geçen sezondan daha iyi başladığını net bir şekilde gösteriyor. Trabzonspor oynadığı bu 7 maçla UEFA Avrupa Gruplarına kaldığı gibi Süper Ligde de 5 puanın sahibi oldu. Futbol olarak da AEK maçının ilk yarısı, Fenerbahçe deplasmanın ilk 25 dakikası gayet güzel futbol oynadık. Bu açıdan baktığımız zaman yapılan bir çok eleştirinin karşılığı yok! Ama şampiyonluk yolunda eksikler çok! Süper Ligde her takımın eksiği var. Önemli olan eksiklerine takım içinden kim daha fazla çözüm üretecek. Sezon sonunda sampiyonu belirleyecek olan en önemli kriter bu olacak. 

TRABZONSPOR'DA DEĞİŞENLER 

Trabzonspor'da geçen sezondan bu sezona değişen çok fazla bir şey olmadı. Takımın işleyişini bozabilecek iki oyuncu takımdan ayrıldı. Yusuf Yazıcı ve Rodallega! Ama takımı daha iyi seviyelere çıkartabilecek oyuncular da geldi. İsim isim baktığımız zaman Obi Mikel, Daniel Sturridge, Alexander Sörloth, İvanildo Fernandes ve Donis Advijaj çok şeyler beklenen oyuncular olarak öne çıkıyor. Ama şu ana kadar süre alan iki genç oyuncu Yusuf Sarı ve Doğan Erdoğan isimlerinden daha da söz ettireceğe benziyor. Bu sezon içinde yaşanacak olaylar bu iki oyuncuya daha fazla süre almanın önünü açabilir. 

HER EKSİKLİK TRANSFERLE GİDERİLMEZ!

Trabzonspor geçen sezona göre çok ama çok alternatifli bir kadroya sahip! Trabzonspor için en büyük kayıp olarak gözüken Yusuf Yazıcı'yı bile unutturacak potansiyeller isimler var bu kadroda! Özellikle alt yapıdan yetişen oyuncular bu sezon daha formayı sırtlarına geçirmedi. Werder Bremen'den transfer edilen Ahmet Cambaz, Pendikspor'dan transfer edilen Taha Tunç, Eskişehirspor'dan transfer edilen Fıratcan Üzüm, alt yapıdan yetişen Kerem Baykuş, Behlül Aydın, Cafer Tosun, Serkan Asan gibi isimler daha hiç süre alamadı. Ünal hoca bu oyuncuların da hazır hale gelmeleri için hepsi ile ilgileniyor. Çünkü devre arasına kadar oluşacak eksiklikleri bu oyuncularla gidermeye çalışacak. Nasıl Mehmet Ekici'nin eksikliği Yusuf Yazıcı ile giderildiyse, Olcay Şahan eksikliği Abdülkadir Ömür ile giderilydiyse, Burak Yılmaz eksikliği Rodallega ile giderildiyse bu sezonda oluşabilecek eksikliği bu oyuncularla giderecek Ünal hoca! Bütün bu oyuncular da bir performans vadediyor Trabzonspor kulübüne...

ÜNAL HOCANIN İDEAL KADRO ARAYIŞI

Ünal Karaman bu sezon oynanan yedi maçta sürekli sistem için uygun kadroyu test edip durdu. Oluşturulacak sistemin temelini savunmanın ortasındaki oyuncular ve onların önünde oynayan ön libero oluşturuyor. Hoca ilk olarak sürekli bu mevkinin üstünde değişiklikler yapıyor. Hoca kendince kritik gördüğü maçlarda biribirini tanıyan Hüseyin Türkmen ve Hosseini'yi oynatıyor. Biraz daha önemsiz maçlarda İvanildo ve Campi'yi deniyor. Genelde önlerinde Obi Mikel'i deniyor. Ama bu denemeden sağlıklı bir veri alınamadı daha. Çünkü İvanildo ve Campi stoperde, Obi Mikel de önlerinde olduğu zaman takımın boyu çok uzuyor. Rakip hücumcuları siperlerin karşılaması gereken yerde Obi Mikel karşılıyor. Yaşanan bu durumda Trabzonspor'un rakip kaleye yakın oynamasını engelliyor. Obi Mikel'in üstüne daha çok yük binmesine neden oluyor. Fiziksel olarak tam hazır olmayan, takım arkadaşlarını da tam olarak tanımayan Mikel'in takım içinde kötü gözükmesine neden oluyor. Ünal hoca yakın bir tarihte Majed Hosseini ve İvanildo'dan oluşan bir savunma tandemi oluşturacak, önlerine de Obi Mikel'i koyacak. O zaman Obi Mikel için daha sağlıklı değerlendirmelerde bulunacağız. 

FENERBAHÇE MAÇI ALINAN 1 PUAN

Trabzonspor transfer ettiği oyuncularla değil ama oynadığı futbolla her deplasmana favori olarak gidiyor. Farketmiyor bir Avrupa maçı veya bir derbi! Her maça favori çıkıyoruz. Fenerbahçe maçı da favori olduğumuz bir maçtı. Ama Kadıköy deplasmanına bir kaç sorunla gittik. Birinci sorun AEK maçında hem fiziksel hem de mental olarak çok ama çok yıprandık. İkinci olarak topu ileri taşıyan, topu ileride tutabilen Abdülkadir Ömür sakatlığından dolayı oynayamadı. Bu halde bile gittimiz Kadıköy deplasmanında ilk 25 dakika hariç maçı kaybeden taraf bizdik. Derbilerin genelde ruhu da böyledir. Ev sahibi ekip ilk 10-15 dakika maçı domine eder. Üst üste pozisyonlar bulur. Bu sürenin 25 dakikaya çıkmasındaki birinci neden oyuncuların yorgunluğu olarak söylenebilir. Ama gözden kaçan bir durum var! Abdülkadir Parmak eski formunun çok ama çok uzağında kaldı bu maç! Yorgunluk mu etkiledi, yoksa ambiyans mı bilemiyorum ama sahada Sosa'nın gölgesi olarak görev yaptı. Sanki orta sahada Sosa ile Abdülkadir Parmak bir kişi oldular. İlk 25 dakikada yediğimiz baskının da ana nedenin bu olduğunu düşünüyorum. Fenerbahçe gölünden sonra yaşananlar Trabzonspor'dan beklediğimiz şeylerdi. Fenerbahçe'nin gölüne anında cevap verdik. Doğan Erdoğan ile oyunu tuttuk. İlk yarıda Donis Advijaj ile ikinci yarıda Nwakaeme ve Sosa ile öne geçme fırsatını kaçırdık. Bütün bunlara rağmen Uğurcan Çakır'ın neden Premier Ligden takip edildiğini farkettik! Bütün pozisyonlar bir tarafa Vedat Muriqi'nin kafa şutunu çıkarmak başka bir seviye kalecilik istiyor. İşte o seviye Uğurcan Çakır'da var.

HÜSEYİN VE HOSSEİNİ TARTIŞMASI!

Hüseyin Türkmen ile Hosseini tartışması yapmak futboldan anlamamakla eş değer bir durumdur. Hosseini, Hüseyin Türkmen'in çok önünde bir oyuncu. Hüseyin Türkmen çok hızlı bir oyuncu. Arkadaş yetişip yaptığı hamleler çok iyi. Ama pozisyon bilgisi Majed Hosseini'nin yarısı kadar yok. Hüseyin Türkmen'in arkadan yetişip yaptığı müdahalelerin %70'inde oyuncuyu kaçıran yine kendisi. Ben çok kötü oyuncu demiyorum ama stoper pozisyonu için kendini metal olarak yetiştirmesi lazım. Saha içinde rakibin atağına göre bir duruş pozisyonu bilgisini geliştirmesi lazım. Bir de rakip atağı başlamadan bitirmesi lazım. Fenerbahçe maçında Hosseini'nin bu tarz atağı durdurma sayısı 5'in üstündedir. Duruş ve pozisyon bilgisi sayesinde 5 yakın da top kesti. Bunları görmeyip, Hüseyin Türkmen'in yanına iyi bir stoper lazım demek Trabzonspor'a ihanettir!

SON SÖZ 

Türk futbolunda iki yıldır beni hayal kırıklığına uğratan takım Altınordu takımıdır! Özellikle başkanlarının hal ve hareketleri çok itici gelmeye başladı. Türk futbolu için çalıştıklarını söyleyen kişiler Salih Karvazlı'nın 7 ay sahalardan uzak kalmasına neden oluyorlar. Bunun neresinde Türk futboluna hizmet var! Altınordu Başkanı Türk futboluna hizmet etmiyor; cebine hizmet ediyor!