Osman Diyadın yazdı!

Öncelikle şunun altını çizmek isterim…
Bu bir siyaset yazısı değil…
Bu bir şehrin bağrından çıkan insanların makam mevki sahibi olduktan sonra şehirlerine karşı nasıl vefalı olmaları gerektiğinin anlatımıdır…
Yani hak teslimidir…
İstanbul seçimleri öncesi Trabzon üzerinden koparılmak istenilen fırtınayı ibretle izliyorum…

 

Öyle bir hal ki;
Trabzon’a bugüne kadar bıraktık destek olmayı, uğradığı haksızlıklarda dahi sahip çıkmayan, Trabzon’un ismini ağızlarına almayanlar, bugün öyle bir aşka(!) tutuldular ki, bir anda Trabzonludan çok Trabzonlu kesilmeye başladılar!


Bırakın bu işleri…
Yok efendim Trabzonlulara Pontus yakıştırması yapılmış!
Bu yakıştırmayı yapmaya kimin gücü yeter!
Recep Tayyip Erdoğan mı kendi partisinden birisinin Trabzon’a yönelik böyle bir hakaretine göz yumacak?
Hadi oradan…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik 17 yıldır “Nedir Trabzon sevdası. Her yere Trabzonlular yerleştiriliyor. Türkiye’yi Trabzonlular mı yönetecek”diye eleştiriler geldiğine hep şahit olmadık mı?”
 
Madem İstanbul dediniz…
Şu isimlere bir bakın…
Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen 
Fatih Belediye Başkanı M. Ergün Turan 
Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hasan Tahsin Usta 
Güngören Belediye Başkanı Bünyamin Demir 
Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin
Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı 
Arnavutköy Belediye Başkanı Haşim Baltacı 
Her biri İstanbul’da AK Partili ilçe belediye başkanı…
Nereli bu isimler…
Trabzonlu…

Türkiye Cumhuriyeti hükümetine bakın…
Berat Albayrak (Hazine ve Maliye Bakanı)
Süleyman Soylu (İçişleri Bakanı)
Cahit Turhan (Ulaştırma ve Altyapı Bakanı)
Mustafa Varank (Sanayi ve Teknoloji Bakanı)

Hangi partiden bu bakanlar?
AK Parti’den…
Peki nereli; 
Trabzonlu…
Kim atadı bu isimleri Recep Tayyip Erdoğan…

Bu isimler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın babasının oğlu mu ki göreve getirdi, aday gösterdi!


Recep Tayyip Erdoğan Trabzon’a ve Trabzonlulara TBMM’de, bürokraside, genel merkezde, belediyelerde, emniyette ve askeriyede her zaman büyük güven duymuştur…


Ve her seçimde bu güveninin karşılığını almıştır…
Erdoğan’ın önce Başbakanlığı sonra Cumhurbaşkanlığı ile böyle bir güç, bu ülkede bugüne kadar hangi şehre nasip olmuş!

Öte yandan yatırım noktasında 17 yılda Trabzon’a para aktı!
Ne kadar?
30 katrilyon...

Peki Trabzonlulara böylesine büyük güven duyan Tayyip Erdoğan mı, Trabzonlu bakanları Albayrak, Soylu, Turhan, Varank mı Trabzon’a sözde “PONTUS” üzerinden  kendi milletvekilide olsa hakaretler yapacak onlarda  göz yumacak?
Hadi oradan…

                                               
Yaşamları boyunca Trabzon’a sahip çıkmayanların, Trabzon diye dertleri olmayanların şimdi İstanbul’da seçimleri almak için Trabzonlulara yönelik algı operasyonu ile oy avcılığı peşinde koşmaları ve şov yapmaları  riyakarlıktan başka bir şey değildir…
Trabzon’a ne zaman sahip çıktılar ki, şimdi Trabzon sever oldular?

Bakın…
Trabzon için akla gelen ilk olgu Trabzonspor’dur…
Çünkü Trabzon insanın cebindeki çek defteri gibidir…
Onun batışı Trabzon’un batışı anlamı taşır…
Trabzonsporsuz Trabzon şehri asla düşünülemez…
Eğer bu yıl Trabzonspor büyük bir bataklık içinden çıkarak bu ligde adından söz ettirir noktaya gelmişse,   kim ne söylerse söylesin bunun mimarı “CANKURTARAN” misali kulübe sahip çıkan Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’tır… 
Uçan kuşa borcu olan bir kulüp, haciz memurları, bankalar, UEFA, menajerler, gönderilen teknik direktörler, futbolcular hepsi kulübün kapısına dayanmış, transfer yapmayı bırakın eldeki futbolculara ödeme yapmak imkansız.

Borç 1 katrilyonun üzerinde!

Kim cesaret edebilir bunun altına girmeyi. Başkan Ahmet Ağaoğlu “Ben varım”demişse, bunun nedeni arkasına Bakan Berat Albayrak’ın gücünü almasından başka bir şey değil...
Albayrak açık ve net kulübü sahipsiz bırakmadı…
Kaynak oluşturdu…
Güçlü sponsorlar buldu…
Bankalarla bütün sorunları çözüp kulübü rahatlattı.
Transfer tahtasının kapanmasının önüne geçti…
Başkan Ağaoğlu geçtiğimiz gün açıkladı… 
Yönetime geldiklerinden beri 400 günde tam 400 milyon TL ödeme yapmışlar.
Her ay 30 – 40 trilyonluk ödeme yapmak kolay mı? Tüm yönetim kurulu servetini bağışlasa 400 trilyon ödenemez…
Başkan Ağaoğlu ve yönetim kurulunun günden güne bir program dahilinde kulübü düzlüğe çıkarmaya başlamasının arkasındaki güç hiç tartışmasız Bakan Albayrak’tır…
Hatta geçenlerde kulüp başkanları ile görüşürken “Trabzonspor gibi olun. Altyapınıza önem verin”şeklindeki açık öğüdüne ne demeli...

Biliyorum Sayın Bakan bu yazılanlardan rahatsız olacaktır!
Ama kusura bakmasın!
Düne kadar Trabzon ismini ağızlarına almayanların, bu şehre hayırlı rüya görmeyenlerin bir anda “Pontus”algısı ile her gün Trabzon’a sahip çıkma şovu yaparak İstanbul seçimleri üzerinden siyasi rant elde etmek istemeleri, “Yeter artık”dedirtmiştir…
FETÖ kumpasları kurulurken, Rahip Santoro ve Hrant Dink cinayetleri işlenirken, bir Fenerbahçe maçında çatılara keskin nişancılar yerleştirilerek şehrin insanlarına terörist muamelesi yapılırken ses çıkarmayı bırakın Trabzon şehrini yargılayanların, bugün Trabzon üzerinden siyasi şov yapmaları abesle iştigaldir.

O nedenle bakan, milletvekili olup doğduğu büyüdüğü şehri unutmayarak topraklarına ve o topraklarda yaşayan insanlara kim sahip çıkıyor ve o sevdayı yaşıyorsa, hangi partiden olursa olsun o kişi her türlü övgüye layıktır…
O nedenle Bakan Berat Albayrak’ın  her koşulda hiç reklamını yapmadan Trabzon’a ve Trabzonspor’a sahip çıkışını alkışlamak boynumuzun borcudur…
İşte gördük…
Son olarak Trabzonspor’un Avrupa kupalarına katılamama tehlikesi ile karşı karşıya kalmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çözümleri ile aktararak sorunu ortadan kaldırtan da Berat Albayrak’tır…
O nedenle Trabzon için bugüne kadar  hayırlı rüya görmeyenlerin bir anda  Trabzon üzerinden şov yapıp İstanbul’daki Trabzonlu seçmenden oy devşirmeye çalışmaları riyakarlıktan başka bir şey değil…
Biline…
Hiç kimse Trabzon insanın zekası ile alay etmesin…