EYYAMDA CÜNEYT ÇAKIR GİBİ OL!

EYYAMDA CÜNEYT ÇAKIR GİBİ OL!

 

Türkiye'de her şey değişiyor ama hakemlerin bazı alışkanlıkları değişmiyor. Futbol daha adil, daha şeffaf, daha tarafsız olsun diye her yıl yeni kurallar, yeni sistemler deneniyor. Ama tüm yeniliklere, tüm sistem değişimlerine rağmen ülkemizde değişmeyen bir şey var; bazı hakemlerin eyyam özellikleri ! Bu hakemler sahada da olsa, VAR odasında da olsa pek değişen bir şey olmuyor malesef ! Rodallega'nın pozisyonu penaltı olmayabilir anlayabilirim. Caner'in Abdülkadir'in yüzüne attığı tekmeyi hakem değerlendirdi, eyyam yapıp sarı kart verdiği için ona müdahale etmedin. Bu kısma kadar yaşanan her şeyi anlıyorum, kabul ediyorum. Ama Adriano'nun Amiri'nin ayağına yaptığı müdahalede Pereira'nın sarı kart görmesini anlayamıyorum. Belli ki hakem Adriano'nun Amiri'ye bir faul yaptığını gördü. Ama darbenin şiddetini farkedemedi ya da tam göremedi. Ama bildiğimiz bir şey var; o pozisyon net kırmızı kart. Çünkü aynı pozisyonda UEFA grup maçında Quaresma Malmö maçında kırmızı kart görüp, Beşiktaş'ın UEFA'dan elenmesine neden oldu. Ama orası Avrupa ! VAR olmadan da adaleti sağlıyorlar. Ama Türkiye'de bir hakem çetesi var. Lig onların istediği gitmesi için her türlü hatayı yapmayı göze alıyorlar. Şöyle düşünün kendi kariyerlerini bitirme adına bu hataları yapıyolar. Normalde hakem kurulu Adriano'ya verilmeyen kırmızı karttan dolayı hem saha hakemi Halil Mutlu Meler'i hem de VAR hakemi Cüneyt Çakır'ı 3-5 hafta dinlendirmesi lazım. Ama bırakın 3-5 hafta dinlendirmeyi bir maç bile dinlendiremezler. Çünkü eyyam çetesinin lideri Cüneyt Çakır'a kimse dokunamaz. Nedenini aslında biliyoruz kendine verilen rot balans ayarını ondan iyi yapabilen yok çünkü !

ÜNAL HOCA'YA SAHİP ÇIKMAK LAZIM

Ünal Karaman, Trabzonspor için samimi bir şekilde çalışan iyi bir teknik direktör. Yaptığı işi seviyor. Bu işi Trabzonspor ile yapmayı daha çok seviyor. Şimdi size sorsam Ersun Yanal mı daha iyi hoca Ünal Karaman mı? Hepiniz Ersun Yanal söylersiniz. Aslında bana göre de haklısınız. Ama Ersun Yanal 1.5 sene çalıştığı Trabzonspor'a hiçbir şey vermeden, 3 milyon euro para alarak gitti. Kötü teknik direktör olduğu için mi başarısız oldu? Hayır ! Başarısız olmasının nedeni bu işi Trabzonspor'da yapmak istememesinden kaynaklanıyordu. Bu renklere, topluma, bu şehire, bu kuruluş değerlere karşı hiçbir şey hissetmediği için başarısız oldu. Ama Ünal Karaman bu konularda çok farklı bir profil çiziyor. Futbol anlamında kendisini oluşturan, geliştiren ve Ünal Karaman olmasını sağlayan tüm değerleri ve tüm detayları biliyor. Bunları bilmesinin yanında tüm bu değerleri seviyor ve bu değerlere sahip çıkıyor. 1990 yılında bu kulübün kapısından içeriye girdiği günden beri hiç eğrilmedi, hiç yamulmadı, hiç bordo mavi değerlere ihanet etmedi. En önemlisi hiç bizim yüzümüzü kızartmadı. Bazı efsaneler gibi sonradan gazoz olmadı ! "Bütün renkler güzel ama en güzeli siyah beyaz.." diyecek kadar kendini inkar etmedi. Onun için Trabzonspor camiasının Ünal Karaman'a sahip çıkmasını çok istiyorum. Teknik direktör olarak eksikleri olabilir. Maç içinde yanlış oyuncu değişiklikleri yapabilir. Hepimiz biliyoruz ki Ünal Karaman ilk kez bu seviyede mücadele ediyor. Hem de sorunları yumak olmuş bir takımın başında. Bu kulüp borç içinde yüzerken yıllık 3.5 milyon euro alan Burak Yılmaz'ı kullanamıyor. Yıllık 2.5 milyon euro alan Onur Kıvrak'ı kullanamıyor. Yıllık 2.5 milyon euro alan Kucka'yı kullanamıyor. Yıllık 1.7 milyon euro olan Olcay Şahan'ı kullanamıyor. Çünkü bu oyuncu kadorusu Trabzonspor için değil, kendileri için oynuyor bu futbolu... Tüm bunlara rağmen önümüzdeki iki maçı kazanırsak liderle aramızdaki puan farkını 5'e indirecegiz ve önümüzde 16 maç daha kalacak lideri yakalayıp geçmek için. 

TRABZONSPOR TEMİZLENMELİ!

Trabzonspor için önümüzdeki iki transfer dönemi çok önem arz ediyor. Bu iki transfer dönemini olabildiğince az hasarla atlatması gerekiyor. Çok para alıp az verim verenlerden zarar etmeden kurtulması gerekiyor. Ahmet Ağaoğlu'nun Trabzonspor'da en zor sınav Burak Yılmaz, Onur Kıvrak, Kucka ve Olcay Şahan'ın hangi şartlarda gönderildiği olacaktır. İkinci zor sınavı ise Trabzonlu diye Trabzonsporlu diye 25 yaşına gelmiş oyuncuları genç diye takımda tutanların karşına dikilip; "Burası Trabzonspor. Burada altyapılardan gelecek yetenekli ama arkası olmayan, dayısı olmayan oyuncuların hakkını dayısı olan yeteneksizlere yedirmem iradesini göstermesi olacaktır. Bu iki zor sınavın Trabzonspor'a neler katabileceğini ufaktan görmeye başladık.Dün gece dakika 90+5'te 4'e 2 hücum yaparken üç metre sağına pas veremeyen oyuncu Batuhan Artarslan degil de Murat Cem Akpınar olsa bu kadar tepki olmazdı. Nedeni çok basit bu tepkinin 24 yaşına kadar bir sezon bile Süper Lig tecrübesi olmayan Batuhan Artarslan, Beşiktaş deplasmanında 64. dakikada Sosa'nın yerine oyuna girmesini kabul edemiyor kimse. Sırf Trabzonlu diye 24 yaşına kadar hiçbir varlık göstermemesine rağmen kadroda tutulması yeni Trabzonlu Yusuf Yazıcı'lara, yeni Abdülkadir Ömür'lere ihanet değil mi?

Yerli olsun, milli olsun ama lütfen yetenekli olsun!


SON SÖZ

Hatırlatmada fayda var; Şenol Güneş büyük bir teknik direktör olduysa, büyük takım tecrübesi yokken onu Trabzonspor'a teknik direktör yapan ve üç yıl gibi bir süre ona sabredenlerin sayesinde oldu. Şenol Güneş gibi bir teknik direktöre sabreden bir taraftar grubunun Ünal Karaman gibi bir karaktere sabretmemesi kendine ihanetten başka bir şey olmaz.

 

Mustafa Mir Çolakoğlu