Ayaklar baş oldu!

Kabul etmemiz gerekiyor ki geçmişi olan bir futbol kulübünü oluşturan olguların en ufak birimi maaşını alan futbolcular oluşturuyor. Hele Trabzonspor gibi kurulduğu günden beri bir felsefesi ve bir misyonu olan takım için oyuncular ve teknik ekipler en değişken unsurlardır. Bazı istisnalar vardır geçmiş dönemlerde ama istisnalar kaide bozmaz...

Trabzonspor 1967 yılında kurulmuş olsa da kökleri çok daha geçmişe dayanıyor. Ayrıca bu kuruluşa hayat veren 6 farklı kulüp vardır. Trabzonspor'u oluşturan 6 farklı düşünce zaman içinde bir potanın içinde eriyerek ortaya bordo-mavi değerler çıktı. Kurulduğu ilk yıllar, Trabzon'daki her şey Trabzonspor etrafında dönüyordu. Trabzon'da ve Trabzonspor'a gönül verenlerin hepsinin merkezinde Trabzonspor vardı. Zaten merkeze oturmanın verdiği güven ile 1967 ile 1984 arasında 6 lig şampiyonluğu ve sayısız kupalar kazanıldı. Bu başarılı yılların ardından yavaş yavaş Trabzonspor'un hızı kesilmeye başladı. İlk başta kimse bunun nedenini anlayamadı. Anlayanlar da anlamamazlığa vermeye başladı. Artık dünyada olduğu gibi futbolun içine para girmeye başladı. Büyük paralar! Artık Trabzonspor büyük bir rant kapısı olmaya başladı. Trabzonspor'u oluşturan 6 farklı olgu eritiği potanın içinde yeniden farklı şekillerde ayrışmaya başladı. Birileri Trabzon'nun doğu grubu oldu, birileri Trabzon'nun batı grubu oldu ve birileri de Trabzon'nun derin grubu oldu. Koskoca bir kulüp 1985'ten 2011'e kadar şampiyonluk göremedi. Tüm bu talihsizlik yetmezmiş gibi 2000'li yılların başlarında kulübün içine siyaset girmeye başladı. Trabzonspor'u yönetenler onun bunun adamı olmaya başladı. Ama her şeye rağmen Trabzonspor bir kez daha küllerinden doğarak 2010-2011 sezonunda bir kez daha şampiyon oldu. Her ne kadar kupa şikeci bir klubün müzesinde duruyor olsa da 5 farklı uluslararası mahkemenin verdiği kararlar ortadır. Ama bu şampiyonluk Trabzonspor için sonun başlangıcı oldu maalesef...

AYAKLAR BAŞ, BAŞLAR AYAK OLDU!

Trabzonspor 2010-2011 sezonununsan sonra içine düştüğü durumu çok iyi kullanan maaşlı oyuncular kendilerine yeni bir mücadele mevzisi açtılar. Şöyle düşünün; Trabzonspor ile sözleşme yenilerken bir oyuncu "maaş bütçesinin sınırı benim maaşımı geçmeyecek. Eğer geçerse benim de maaşım otomatik olarak artar." maddesi koydurttu. Başka bir oyuncu işe eğer sözleşmede 5 milyon €'ya istediği takıma gider maddesi koydurtmazsanız sözleşme yenilemem, sene sonu serbest olarak kulüpten ayrılırım dayatmasını yaptı. Ve bütün bunlar Trabzonspor şampiyon oldu, şike mücadelesi verdiği sezonun ardından yaşanıyor. Zaten sonrasını hepimiz biliyoruz ama hatırlatmakta yarar var çabuk unutuyoruz. Sözleşmesine 5 milyon €'ya gider maddesi koyan kralımız, Rusya üstünden bizle dalga geçer gibi İstanbul'a gitti. Hakkını inkar edemeyiz ilk şampiyonlukta bizi hatırladı. "Bu benim ikinci şampiyonluğum" dedi. Bizi büyük efsanemiz gibi rezil etmedi. Sonra Çin'e gitti. İlk başta işler iyiydi. Sonra yemek sorunu, İstanbul'un hasreti, eşinden boşanması arefesinde evlatlarının velayeti derken kralımız yine zor durumda kaldı. Ekonomi uzmanı başkanımız 2011-2012 sezonunda 26 yaşındayken bizde 2 milyon €'ya oynayan kralı, 2017 yılında 3.5 milyon € bonservis ve bonuslarla birlikte yıllık 5 milyon € maaşla transfer etti. Kralın Trabzonspor'dan ayrı kaldığı yıllarda Trabzonspor çok değişti. Kulüp borç sarmalına girdi. Kulüp, başkan ve hoca değiştirmekten dengeleri alt üst oldu. Ama külupte değişmeyen tek bir şey vardı. 2010-2011 sezonun efsane kalecisi kelebek Onur. Ama Onur kelebek Onur vasfını yitirmiş, kaptan Onur olmuş. Kaleciliği bırakmış, kulübü yönetmeye başlamış. Kendi huzuru kaçtığı gibi hemen "kelle alma" operasyonlarına başlıyor. Hem de öyle bir iki ile de yetinmiyor "üç kelle alacağım diyor" alıyor. Biz de olan biteni seyrediyoruz. Her sezonu 5. 6. bitiriyoruz. Ama biz başkanları, teknik direktörleri değiştiriyoruz. Bir maçta kaleyi bulan 6 şutun 5'i gol oluyor ama suçlu taraftar, teknik direktör oluyor. Kısacısı Trabzonspor'da ayaklar baş, başlar ayak oldu. 

ŞOTA VE FATİH ÖZTÜRK MESELEYİ ANLATTI!

Trabzonspor'da Onur eksenli yaşanan olayları en net Şota ve 1461 Trabzon'un efsane kalecisi Fatih Öztürk anlattı. Şota'nın Onur hakkında söylediklerini yazmaya gerek yok. Günlerce ulusal basın ve yerel basın Şota'nın söylediklerini haber yaptı. Şu an da bile o videolar piyasada dolaşıyor. Ama Onur'un Trabzonspor üstündeki etkisini en iyi anlatan Akhisarspor'da başarılı bir performans sergileyen Fatih Öztürk'tür. Onur'un sakatlandığı dönemlerde kaleye Fatih Öztürk yerine, Zeki Ayvaz'ı koyan kişiler hakkında verdiği röportajda anlattıkları şeyler çok ağır şeyler. O dönem Trabzonspor'un kaleci antrenörü Alper Boğuşlu ile konuşmak istedim kendisine "Hocam bu formayı taşımayacağımı düşünüyorsanız devre arası geliyor, kiralık olarak yollayın beni, güçlü döneyim. Ya da Fatih çok eksiksin, seni düşünmüyorum diyorsanız satış listesine koyun beni’ dedim. Bana verdiği cevap şu oldu... ‘Senin kadroya girmen için Zeki Ayvaz’ın ölmesi lazım’... Eski başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu, Mustafa Reşit Akçay ve o dönemki yardımcısı Hami Mandıralı da biliyor bunu, onlar da teyit etsin. Cümlesinin devamı, ‘İşine gelmiyorsa da s..... olup gidebilirsin’ oldu." Bunları söyleyenin Alper Boğuşlu olduğu iddia ediliyor ama söyleteni hepimiz biliyoruz. Zaten Makedonya'da çıkan krizin nedeni de Hakan Arıkan'ın satın alınması düşünüldüğünden çıktı. Onur kaptan olduğu yetmezmiş gibi alternetif biz kaleci olmak için hep mücadele etmiştir. Hâlâ daha bu mücadeleyi veriyor. Fatih Öztürk'ün kaleyi almasından o kadar korkulmuştur ki; o gün Onur'un yedeği olarak kadroya alınan Zeki Ayvaz'ın nerede olduğunu bilmiyoruz.

BORÇ İÇİNDE YÜZÜYORUZ AMA İSRAF KIRLA!

Birbirimizi kandırmaya gerek yok! Trabzonspor 1 milyar 100 milyon ₺ borcu varken; 3.5 milyon € net maaş, oynasa da oynamasa da maç başı 12 bin €, Avrupa Kupalarına katılım bonusu olarak 1.5 milyon € maaş bir forvete veremez. Yıllık bonuslarla birlikta 3.5 milyon € bir orta sahaya veremez. Yıllık bonuslar birlikte 2.5 milyon € bir ön liberoya veremez. Yıllık bonuslarla birlikte bir kaleciye 2.5 milyon € ödeyemez. Hele ki bu oyuncuların yaş ortalaması 32 olduğunu düşünürsek o paralar hiç ödenemez. Trabzonspor'da çok büyük bir değişimin şart olduğunu artık hepimiz bilmemiz lazım. Trbazonspor'un Onur'a 4 milyon € borcu var. Onur son 5 senedir oynadığı hangi sezonda yıllık 2.5 milyon € haketmiştir? Şu an bu alacak için kulübü TFF'ye şikayet etmeyen Onur Trabzonspor ile arasında resmi bir bağ kalmadığı anda ilk başvuru yapacağı yer TFF'dir. Unutmamak lazım ki geçen sene kendisine 4.1 milyon € ödeyen kulübü 1.5 milyon alacak için TFF'ye şikayet eden topçuya da biz kral diyoruz. Para için Trabzonspor'da top koşturan kişiler için Trabzonspor'u üzüyoruz en çok ona yanıyorum. Başka Onurlar, başka Buraklar buluruz da başka Trabzonspor bulamayız.

 

Mustafa Mir Çolakoğlu